Duygu Erten ile Röportaj

Duygu Erten ile Röportaj

4
PAYLAŞ

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği ÇEDBİK logo Duygu ERTEN

Duygu ERTEN

Boğaziçi İnşaat Mühendisliği mezunu,

  Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) eş kurucusu.

 


RÖPORTAJ

Melisa Çakıl: Öncelikle Kişisel bir soruyla başlamak istiyorum. Neden inşaat mühendisliğini seçtiniz sizi bu mesleğe iten sebep neydi?

Duygu ERTEN:

Ben aslında tıp doktoru olmak istiyordum ve üniversite puanımla Hacettepe İngilizce Tıp Bölümü için yeterliydi fakat son sene AFS sınavını kazanıp Amerika’ya gittim. Orada Amerika’daki ailemin babası İnşaat Mühendisiydi ve kaldığım odada duvarlarda Brooklyn Köprüsü’nün nasıl yapıldığının fotoğrafları vardı. Ve ben sadece bu resim ve fotoğraflara bakarak inanılmaz bir heves duymaya başladım İnşaat Mühendisliği için ve döndüğümde de ilk tercihim olarak Boğaziçi İnşaat Mühendisliği Bölümüne girdim. Kesinlikle çok isteyerek ve severek yaptım mesleğimi çok zorlandığım dönemler oldu özellikle şantiye kısımlarında çünkü meslek hayatımın ilk dönemlerinde tünel mühendisi olarak çalıştım geoteknik doktoram aslında ve açıkçası çok zorlandığımı söyleyebilirim şantiye koşullarında, bir kadın olarak belli süreçlerde örneğin çocuk doğurma gibi belli süreçler işin içine girdiği zaman bir takım iş koşulları zorlaşabiliyor elbette ama bugün erkeklerle kadınlara eşit haklar veriliyor ve sen çocuk yaptığında eşin de bakabilir, biliyorsun o nedenle bayan olman bu meslek için engel değil.

 

Melisa Çakıl: Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği’nin eş kurucusu olarak sizce tüketici ”Yeşil Bina” kavramını tam olarak algılayabiliyor mu, bize Yeşil Bina tanımını yapabilir misiniz?

Duygu ERTEN:

Yeşil Bina kavramını algılama konusunda henüz detaylı bir anket yapıldığını düşünmüyorum Türkiye’de, bu konu iyi bir araştırma konusu olabilir bir takım akademik kurumlar için. Türkiye’de hala Yeşil bina sertifikaları bile binaya etiket almak olarak görülüyor hâlbuki bunun çok daha derin bir anlamı var. Bunun için biz tüketiciyi kesinlikle çok daha farklı eğitmeliyiz. Ve sivil toplum örgütlerinin de kuruluş nedeni bu aslında kendi üyelerinden başlayarak herkesi bilinçlendirmek ve eğitim çalışmaları yapmak.

 

Melisa Çakıl: İnşaat Sektörünün bu konuda yeterli yatırımı yaptığını düşünüyor musunuz?

Duygu ERTEN:

İnşaat sektörü bu konuda yeterli yatırımı yapmak istemiyor çünkü yaşam döngüsü analizi ve yaşam döngüsü maliyet analizi konularını anlayan kişi sayısı emlak sektöründe oldukça az, herkes ön yatırım maliyetinin geri dönüşümünü hesap etmeden sadece finansal fiyat artışı, bütçeye artışı gibi konulara odaklanmış durumda hâlbuki yaptığımız her yeşil yatırım kendisini kısa vadede geri karşılayacaktır. Fakat maalesef üniversitelerimizde de bu konuda yeterince iyi eğitim verilmiyor çıkan meslektaşlarımız bile çünkü biz yeşil bina konusunu satarken karşımızda satın almalarda mimarlar, mühendisler, proje yöneticileriyle görüşüyoruz. Onlar bile konuyu anlamıyorlar hep daha ucuz, bunu en ucuz nasıl yaptırırız her şey maliyete dayanıyor.

Duygu-ERTEN-roportaj-2
Röportajı yapanlar: Melisa Çakıl, Dilan Kubat, Şahin Güney

 Melisa Çakıl: Sizce Kamu bu konuda yeterli ilgiyi gösteriyor mu?

Duygu ERTEN:

Türkiye’de kamu kesinlikle çok ilgi göstermeye başladı. Özellikle Ekonomi Bakanlığımız Yeşil Bina Sektöründeki müşavirlik ve danışmanlık firmaları için teşvikler ortaya koydu çok ciddi teşvikler bunlar, yurt dışında ofis açmaktan fuar ve konferanslara katılım desteğine kadar ama gönül isterdi ki altyapısı zayıf bir sektör yeşil danışman yetiştirmek yeşil konuları anlayan insanlar yetiştirmek konusuna da örneğin şirketlere enerji simülasyonu yazılım alınması gibi konularına da teşvik bulabilelim. Çünkü ne de olsa ülkemizde bu konu hala çok emekleme safhasında her ne kadar Türkiye’de Yeşil Bina Sertifikası almış proje sayısı 130’u geçse de yine de daha önümüzde alınacak çok yol var eğer bir gün Türkiye’de 13 bin bina Yeşil Bina Sertifikası aldıysa o zaman rahatlıkla bu sektörün nereye geldiğini konuşabiliriz ama dediğim gibi şuanda işin çok başındayız biz de sizin gibi öğrencilere güveniyoruz siz öğrencilerin mutlaka üniversitelerden yeşil bina eğitimi almayı talep etmeleri gerek çünkü siz talep edeceksiniz ki bölümler bu dersleri açacaklar Yeşil Bina konusu çok önemli bir konu özellikle inşaat mühendisleri için Yeşil İnşaat konusu çok önemli inşaat sektöründe müteahhitlerin sorumlu müteahhit olma sorumlu malzeme seçme, ekolojik malzeme seçme gibi konulara çok önem veriyor olması gerek ve mutlaka bu konuya insan yatırımı yapması ve bütçe ayırması gerek.

 

Melisa Çakıl: Derneğinizin amaçları arasında binalara ”Yeşil Etiket” vermek var bize bu konudan bahseder misiniz?

Duygu ERTEN:

Türkiye’de 2007 yılında Ulusal Yeşil Bina sertifikasyonunu oluşturmak amacıyla tüzüğümüzde yazılı bir konu bu yola çıktık. Uluslararası bir Dünya Yeşil Binalar Konseyi’nin altında kurulduk. Bu konseyin tam yetkin konsey, tam yetkin dernek olma kurallarını yerine getirerek 2012 yılında yetkinlik kazandık. Bu yetkinlik belgemizle birlikte Ulusal Yeşil Bina Sertifikamızı oluşturup Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla bir protokol imzaladık. Ama Panelde (7. Enerji Verimliliği Konferansı) bahsettiğim gibi bir üniversiteden iki kişi bu çalışmaları alıp İSKAV’a fon başvurusunda bulundular ve ortalığı bulandırdılar. Bugün bakanlık bile şuan durumun tam farkında değil ve bu bizim üyelerimizin, gönüllü çalışan üyelerimizin dernekten soğumasına ve bu işlerin bir parça yarım kalmasına sebep oldu fakat bu sene tekrar kolları sıvayıp çünkü o işi yalan yanlış alan kişiler ilerletemediler altyapısını bilmedikleri için tekrar işe koyulduk, işleri bitirdik ve bakanlığa teslim ettik. Şuanda bir konut sertifikamız var yani Türkiye’de yeşil konut yapmak isteyen ÇEDBİK’in iktisadi işletmesine başvurup bu sertifikayı alabilir.

 

Melisa Çakıl:  İnşaa edilen Yeşil Binaların ülkemize kısa ve uzun vaade de getirileri nelerdir?

Duygu ERTEN:

Bir kere Yeşil Sektör geliştikçe alt kapasite henüz tam olmadığı için insanlara iş olanakları artacak, yeşil ekonomi canlanacak ayrıca karbon sıfıra yakın bina tasarlamanın ve yapmanın müthiş getirileri var. Hepimiz Kyoto Protokolüne imza atmış ülkeleriz dünyada karbon salınımı iklim değişikliğine sebep oluyor bunun önüne geçecek inşaat sektörünün en önemli önlemi yeşil bina yapmak ve yeşil malzeme üretmektir. Bu nedenle iklim değişikliğinin önüne geçiyoruz, yeşil pazar yaratıyoruz pazar yarattıkça insanlara iş imkanları çıkıyor. Bebeğiniz daha sağlıklı bir odada uyuyor neden uçuşan organik bileşikler olmayan su bazlı binalar kullanıyorsunuz. FSC sertifikalı ahşap kullanıyorsunuz, iç hava kalitesi yüksek binalarda yaşıyorsunuz, hastalık azalıyor çünkü zamanınızın çoğunu binalarda geçiriyorsunuz bu nedenle toplum olarak daha iyi daha sağlıklı daha enerji verimli su verimli bir topluma doğru gidiyoruz.

 

Melisa Çakıl: Sizce ülkemizde Yeşil Binaların önemi yeterince anlaşılabiliyor mu?

Duygu ERTEN:

Bunu genele yayarsam hayır belli bir kesim kesinlikle bunun önemini anlamış durumda bizim de amacımız bunu genele yaymak.

 

Melisa Çakıl: Ulusal Yeşil Bina Sertifikası hakkında bizi biraz bilgilendirebilir misiniz?

Duygu ERTEN:

ÇEDBİK‘in hazırladığı Ulusal Yeşil Bina Sertifikası gerek TSE gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verildi. Fakat şuanda bu sertifikayı kim verecek karmaşası var kamu ve Dernek ve akademisyenler arasında bu sorunun çözümlenmesi için bu panel düzenlendi ve oldukça iyi gittiğini düşünüyorum. Umuyorum ki bu panelin sonunda bakanlığımız liderliğinde Ulusal Sertifikamız için güzel bir yol haritası çizilir çünkü kılavuz hazır.

 

Melisa Çakıl: Build Upon projesinin Mart’ta yapılan tanıtım lansmanından sonra ilk çalıştayı derneğiniz düzenlemiş bize çalıştayın amaçlarından bahsedebilir misiniz?

Duygu ERTEN:

Bu çalıştayın amacı Türkiye’de tadilat üzerinden enerji verimliliği olabileceğini ve tadilat üzerinden binaların yeşil olabileceğini anlatmaktı. Yani sadece yeni binalar yeşil olmaz aynı zamanda eski binaları da tamir ederken iyileştirirken yeşil bina olarak tadilat yapabiliriz biz Avrupa’da 13 yeşil bina konseyi ile birlikte bir Avrupa Birliği fonuna başvurup bu fonu aldık. Bu fonun Türkiye paydaşıyız. Bu anlamda Türkiye’de enerji verimliliği konusunda çalışan herkesi bir araya getirmeye çalışıyoruz. Ve bir Network oluşturmaya çalışıyoruz umuyoruz bu oluşturduğumuz Network ve iyi algı bizim daha başka H2020 fonları almamıza neden olacak. Ne kadar çok fon alırsak o kadar çok araştırma ve güzel işler yapma olasılığımız oluyor.

 

Melisa Çakıl:  Kentsel dönüşüm dahilindeki bir bölgenin tamamını yeşil binalardan oluşturma gibi bir projeniz var mı?

Duygu ERTEN:

Dernek olarak biz üyelerimiz üzerinden bu projeleri ancak görüyoruz. Şuanda bir sürü kentsel dönüşüm projesi benim firmam var ona başvurup nasıl ekolojik yeşil bir mahalle yaratırım, nasıl yeşil ekolojik bir bölge yaratırım diyor bunun içinde Breeam, Leed gibi sertifikalar var bu nedenle bu konuda da kesinlikle bir telaş bir heves görüyoruz.

4 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.