2017 Jeotermal Görünümü: Afrika ve İran

2017 Jeotermal Görünümü: Afrika ve İran

0
PAYLAŞ

2017 Jeotermal Görünümü: Afrika ve İran

2017 Jeotermal Görünümü: Afrika ve İran için ilerlemelere gebe. 

Küresel olarak jeotermal enerji alanında ilerlemelere paralel olarak özellikle Doğu Afrika, jeotermal aktiviteler için bir başka bölgesel sıcak su potansiyeli olup, teknolojik ilerlemeler ve sondaj maliyetlerinin düşmesi ile içinde bulunan ülkelerde ilk jeotermal santrallerinin kurulması yönünde büyük atılımlar olacaktır.

Eylül 2016’dan itibaren, İran ve Afrika ülkeleri, santral inşaatları ile yaklaşık 300 MW’tan fazla planlanmış kapasite artımı ile jeotermal projeler geliştirmektedir.

Şekil 1. İran, Kenya, Tanzanya ülkelerinin mevcut ve öngörülen jeotermal kapasiteleri ve proje sayıları [1].

Kenya

Kenya, elektrik enerjisinin %90’nını yenilenebilir enerjiden, bunun %60’ını da jeotermal alanından sağlıyor. Bu açıdan diğer Afrika ülkelerine bu alanda liderlik edecek bir ülke. Ayrıca ülkenin 10 GW jeotermal potansiyel olduğu düşünülüyor [1]. Kenya, aşırı jeotermal kapasitesini ise  komşu Ruanda ve Uganda’ya ihraç ediyor.

Çalışmalar

Şu anda Akiira One ikili enerji santrali için iki 70 MW enerji potansiyeline sahip sondajlar yapılıyor ve ilk etabın Aralık 2018’e kadar faaliyete geçmesi bekleniyor. Akiira Geothermal Limited (AGL), Akiira Vadisi’nin keşif ve ön fizibilite çalışmaları için GeothermEx’in yardımına başvurdu. Toplam tesis inşaatı maliyetinin 300 milyon ABD $ olduğu tahmin edilmektedir. Bunun % 30’u hissedarlar tarafından karşılanırken geriye kalan % 70’lik kısmı ise Standart Banka’dan kredi ile alınacak. AGL, yasal ve teknik harcamalarını karşılamak için Ekim 2014’te Overseas Private Investment Corporation‘dan (OPIC) 1 milyon ABD $ hibe aldı. Afrika Birliği Komisyonu (AUC) ayrıca, sondaj çalışmalarına fon sağlamak için 1,3 milyon ABD $ hibe verdi [1].

Şekil 2. Akiira One projesi.

Akiira One projesi, kısmen eski ABD Başkanı Barack Obama‘nın Afrika’daki enerji yenilenmesini amaçlayan Power Africa girişimi tarafından finanse edilmektedir. Kenya’nın Jeotermal Geliştirme Şirketi (GDC), 150 MW’lık planlanmış kapasite artırımı (PCA) ile Suswa‘da yeni bir jeotermal enerji santralini geliştirmeyi hedefliyor. İtalyan hükümeti projenin fon kısmına söz verdi; GDC, hali hazırda çeşitli kalkınma ajanslarından 475 milyon ABD $ kredi ve bağış sağladı. Kenya’nın 2006 enerji yasasında tüm enerji sektörü işlevleri daha önce ülkenin Enerji Bakanlığı’nda merkezi bir konuma getirildiği için, enerji sektörü için daha özel kurumlar yarattı[2].

2018’de Menengai bölgesinden milyarlarca dolarlık yatırım yapılacak projenin birinci fazında en az 105 MW üretmesi bekleniyor.

GDC şirketi 2017 başlarında sondaj çalışmaları başlayacak olan Baringo-Silale projesinde de 200 MW’lık enerji elde etmeyi hedefliyorlar[3].

Kenya elektrik üretim (KenGen) şirketi, 2011’de kurulan Eburru jeotermik enerji santralini yenilemek ve önümüzdeki iki yıl içinde üretimini on kat arttırmak için bir proje açıklandı. KenGen şirketine göre, mevcut enerji üretimi 2,4 MW’tan 2018-2019 yılları arasında 25 MW’a çıkarmak için planlar yapılıyor.

Şekil 3. Eburru jeotermik enerji santrali [4].
70 MW’lık Olkaria V projesi ise iki jeotermal enerji santralinin kurulmasını içeriyor. Proje için Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve KenGen yaklaşık yarım milyon ABD $ ile ilk fabrika 2018 sonunda elektrik üretmeye hazır olacak şekilde ve ikinci birimi ise altı ay sonra tamamlanacak şekilde planlandı.

Tanzanya

Ülkenin elektrik arzının yaklaşık yüzde 97’si hidroelektrik ve fosil yakıtlara dayanıyor; jeotermal kaynaklar ise gelişme aşamasındadır. Önümüzdeki yedi yıl içinde jeotermal kaynaklardan 100 MW enerji üretme planlarını açıkladı ve Tanzanya’nın kalkınma vizyonunun bir parçası olarak 2025 yılına kadar 100 MW kurulu güce ulaşma hedefine doğru ilerliyor. Yakın zamanda, ülkede tahmini olarak 5.000 MW’tan fazla elektrik üretebilecek olan 50 civarı jeotermal potansiyel alanı bulunduğu tespit edilmiştir[1].

Çalışmalar

Haziran 2016’ya kadar, Ngozi Gölü (Şekil 4. sol alt) alanında üç adet sondaj açılacak. Bu bölge elektrik üretimi için 230-250 oC derece arasında potansiyele sahiptir.

Şekil 4. Tanzanya jeotermal haritası ve Ngozi Gölü.

Tanzanya Hükümeti, ülkenin jeotermal kaynaklarının geliştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla devlete ait bir kuruluş olan Tanzanya Jeotermal Geliştirme Şirketi‘ni (TGDC) kurdu[5]. Öncelikli hedefleri ise Japon Toshiba firması ile ülke genelinde üretilen elektrik enerjisinin %26’sını jeotermalden sağlamak. Bununla birlikte, jeotermal enerjinin düzenleyici çerçevesi halen gelişmiş değil, jeotermale ait özel bir mevzuat ya da iyi bir politika henüz oluşmamış.

Etiyopya

Jeotermal kaynak arayışına 1969 yılında başlayan Etiyopya, şu anda jeotermal kaynak olarak özellikle Corbetti Kebele bölgesi dahil olmak üzere 10.000 MW’lık bir potansiyele sahip [6]. 2037’ye kadar 5000 MW’lık bir gücü işletmeye almayı planladılar.

Çalışmalar

Şu anda, Corbetti 75, Addis Ababa 100, Tulu Moye 40, Dofan Fentale 50 MW üretim için çalışmalar devam ediyor[7]. Ayrıca en önemlisi İzlanda firması Reykjavik jeotermal 500 MW gücünde 2 santral inşa edecek [8]. Biri 2 milyar ABD $ ile Corbetti Kebele bölgesine, diğeri 4 milyar ABD $ Tulu Moye bölgesine. Tulu Moye bölgesi 100 km2 de 300 oC su ile 1000 MW’lık bir potansiyele, Korbeti Kebele ise 200 km2, 350 oC, 500-100 MW potansiyele sahiptir. [8,9].

Şekil 5. Etiyopya jeotermal enerji sahaları.

100 MW’lık Tendaho projesinin de fizibilite çalışmaları bitti.

Aluto Langano bölgesinde 7 MW gücünde jeotermal var, bunu 70 MW çıkarmak için 30 milyon ABD $ yatırım yapıldı.

2016’ da, Etiyopya Jeoloji Araştırması’na (GSE) göre Afar Bölgesi içindeki Airobera, Alelobeda ve Dubti‘de jeotermal kuyulara 12 adet sondaj başlatılması için hazırlıkların sürdüğü açıklandı. Jeotermal Risk Yönetim Fonu (GRMF) ve Japonya hükümetinin maddi ve teknik yardımı ile Airobera ve Alelobeda‘da altı kuyu açılacaktı. Etiyopya Elektrik Enerjisi (EEP) ve Etiyopya Jeolojisi Anketi (GSE), Afrika Geliştirme Bankasından (AfDB) elde edilen 16,4 milyon Avro’yu kullanarak Dubti‘deki kalan altı kuyuyu birlikte inceleyecekler[10].

İran

2017 itibariyle İran Maliye Bakanlığı, yenilenebilir enerji sektöründe toplam 3 milyar ABD $’lık yabancı yatırım başvurularını onaylaması İran’ın da Paris iklim anlaşmasına olumlu baktığının bir göstergesi olarak bakılabilir[11]. Aynı zamanda elektriğinin büyük kısmını sağladığı nükleer santrallerin çoğu 40 yaşı civarında olması ülkenin 2020’ de en az %7’lik bir yenilenebilir enerjiye yönelmesini gerektirmekte[12].

Şu anda üretilen 60-70 GW’lık enerjilerinden yaklaşık rüzgârdan 54 MW, biyokütleden 14 MW, güneş enerjisinden 1 MW ve hidroelektrik enerjisi 0,5 MW ile enerjisinin ancak % 0,5’ten küçük bir oranını yenilenebilir kaynaklarından üretiyor. Bu değerlerle dünya çapında CO2 salınımda 2014 yılı için 10. ülke konumunda olmaları beklenen bir durum.

Enerjilerini çeşitlendirmek için VI. beş yıllık kalkınma planlarında önümüzdeki 5 yılda (Mart 2021) 5 GW’lık enerjisini yenilenebilir kaynaklardan elde etmek istiyorlar. Jeotermal’den sadece 5 MW’lık enerji üretim ile bu alanda pek olmasalar da ülke fay hatları üzerinde olduğundan ciddi sıcak su potansiyeline sahip olduğu unutulmamalı[13].

Çalışmalar

Ülkenin en yüksek volkanik yanardağı Mount Damavand sonra en yüksek Sabalan dağı yakınında Meshkin Shahr bölgesinde, Mayıs 2015’te inşasına başlanan ve İtalya’dan ithal edilen 5 MW’lık pilot tesisi ile Mart 2017’de jeotermik pazara girmeye hazırlanıyor.

Şekil 6. Meshkin Shahr Jeotermal Santral‎ inşası.

Aynı zamanda 55 MW’lık iki aşamalı tesiste hala (2007) planlama aşamasında. Bu tesisler Ortadoğu’da ki ilk jeotermal enerji tesisleri olacak[13].

Şekil 7. İran Sabalan bölgesi jeotermal faaliyetler.

Bu bölge 250 MW elektrik ve 1250 MW ısı enerjisi potansiyeline sahip olması dikkate değer. İran, bu alanda ön fizibilite çalışması yapmak için Yeni Zelanda’daki KML Danışmanlık Mühendislerinden yardım istiyor.

Şiraz‘da 250 kW’lık bir fabrika inşaatı devam ediyor. 5 ve 50 MW kapasiteli iki adet daha jeotermal ünite bunu takip edecek [14].

Bu tür girişimler İran’ın enerji portföyünü fosil yakıtlardan ayırmak için büyük bir fırsatlar sunacaktır[15].

Sonuç

2017 jeotermal görünümü: Afrika için büyük ilerlemeleri gebe iken İran için henüz bir belirsizlik söz konusu. Doğu Afrika Rift vadisinde bulunan bölgeler sıcak su potansiyeli yüksek olduğundan bu vadiyi içeren ülkelere yatırımların yapılması daha makul. Rift vadisinde bulunan Kenya jeotermal alanında lider ülke ve yapılan yatırımlar yüksek ve doygunluk aşamasında iken Tanzanya ve Etiyopya bu alanda yeni yatırımcılarını bekliyor.

Kaynaklar

  1. 2016 Annual U.S. & Global Geothermal Power Production Report.
  2. http://akiiraone.com
  3. Geothermal Energy Association Weekly, No. 42
  4. Geothermal Developers Associates
  5. www.tgdc.go.tz
  6. Ethiopian Electrical Power (April 2016)
  7. www.waltainfo.com/index.php/FeaturedArticles/detail?cid=27384
  8. www.rg.is/static/files/about-us/rg-corbettigeothermalpower.pdf
  9. http://theargeo.org/presentations/geophysics
  10. Newsletter of the International Geothermal Association, Quarterly No:105
  11. www.digitaljournal.com
  12. http://en.trend.az/iran/business/2680790.html
  13. www.suna.org
  14. DOI: 10.1016/j.rser.2007.11.010

ZD

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.