Ana Sayfa e-Dergi Muhsin Mazman ile Röportaj

Muhsin Mazman ile Röportaj


Muhsin MAZMANmmazmanprofil1Muhsin MAZMAN
   ♦ Çukurova Üniversitesi, Kimya Bölümü Araştırma Görevlisi
   ♦ TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsü, Uzman Araştırmacı
   ♦ Mutlu Akü, Ar-Ge Yeni Teknolojiler Müdürü
   ♦ T Dinamik Enerji A.Ş., Enerji Depolama Birim Direktörü

S: Muhsin Mazman’ı akademik kariyerinin ardından sektörde farklı ve iyi firmalarda üst düzey pozisyonlarda görüyoruz. Kariyerinizdeki hareketliliğiniz üzerinden genç mühendis adaylarına verebileceğiniz tavsiyeler ile sizleri tanıyabilir miyiz?

C: Çukurova Üniversitesi Kimya Bölümü mezunuyum. Mezun olduğum yıl (1997) yüksek lisansa başladım ve mezun olduğum bölüme asistan olarak atandım. Temel bilgi üretme üstüne uzmanlaşma diyebileceğim bu macera doktora derecesi alana kadar devam etti. Çalışma konum ısı enerjisi depolama idi. Doktora derecesi alınca üniversiteden ayrıldım ve TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsünde uzman araştırmacı olarak çalışmaya başladım. Burada da elektrik enerjisi depolama (NiMH, Pb asit, Li-iyon vb. piller) üstüne laboratuvar düzeyinde pilot ölçekli çalışmalar yaptım. 2014 yılında Mutlu Akü’ye Ar-Ge Yeni Teknolojiler Müdürü olarak geçiş yaptım. Burada da sektör bazlı üretim süreçlerini ve üretim dinamiklerini tecrübe ettim. Şimdi ise T Dinamik Enerji A.Ş.’de Enerji Depolama Birim Direktörüyüm. Bu şirkette enerji depolamanın yenilenebilir enerjiyle entegrasyonu, kurulum, mühendislik ve ticareti üstüne çalışıyorum.

Aktaş Merkez

Kariyerim bir çizgi olarak izlediğinde teknolojik bilginin laboratuvardan pazara kadar tüm aşamaları kapsadığını fark edilebilir. Buna Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) (Technology Readinesss Level-TRL) deniyor ve 9 adımdan oluşuyor. Ben bu 9 seviyenin her aşamasında yer aldım. Merak eden genç mühendis adayları bu kavramı inceleyebilir. Kısaca, benim kariyer çizgim THS alanlarını kavramaya çalışmaktır diyebilirim.

Okul yıllarımı çok hareketli ve dolu dolu geçirdiğimi söyleyebilirim. Değişik alanlarda bol bol okuma, şiir dinletileri, radyo programı, spor ve kimya. Okul bittiğinde her ne iş yaparsam yapayım en iyisini yapacağım diye kendime verdiğim bir sözüm var. Hep bu sözü takip ettim. Özel olarak bir pozisyon hedeflemedim hiç. Hep meraklarımın peşinden gittim. Fakat daldan dala da atlamadım. Sürekli aynı konu üzerinde (enerji depolama) farklı yerlerde çalıştım. Bunu uzmanlaşmak isteyen tüm gençlere tavsiye ederim. Bir işi en iyi düzeyde yapabilmek için uzun bir süre ve emek gerekiyor. Sektörler arasında sürekli geçişler yapmayıp sevecekleri bir alanda devam ederlerse başarılı olabileceklerini düşünüyorum.

S: Biyografinize baktığımızda kariyerinizle birlikte güzel sanatlara da ilgi duyduğunuzu görmekteyiz. Bundan bize kısaca bahsedebilir misiniz ayrıca ilgilendiğiniz sanat dallarının size ve mesleki kariyerinize katkısı nelerdir?

C: Evet. Ben okulun ilk yıllarında pek iyi bir öğrenci değildim. Alan (kimya) derslerimden çok edebiyat başta olmak üzere, felsefe, ekonomi, tarih gibi alanlarda okumalar yapıyordum. En çokta şiir tabii. Adana’da yerel bir radyoda bir şiir programı hazırlıyordum. Her hafta şiir dinletisi yapıyor ve şiir dinletileri için farklı şehirlere gidiyordum. Edebiyat bölümünün şiir dinletilerini hazırlıyor ve oradaki arkadaşları çalıştırıyordum. O dönemler ders aralarını dahi Edebiyat Bölümüne ait kütüphanede geçiriyordum. Açıkçası okumadığım ve yazmadığım her dakikayı boşa geçmiş zaman gibi görüyordum. Bu dönem benim için çok verimli geçti. Bugüne kadar tüm kariyerimi şekillendiren temel okuma ve hayatı algılama becerimi bu döneme borçluyum diyebilirim. Bir konuyu araştırma, çalışma disiplini, başkalarından sorumlu olma, zaman yönetimi, organizasyon becerisi, sahneye çıkma, kendini ifade etme, etkili sunumlar vb. bir çok beceri bu dönemlere dayanır. Sonraki çalışma hayatımda bunun hep faydasını gördüm ve kendime özel bir alan olarak şiire ilgimi devam ettirdim. Okul sonrasında şiire ek olarak bilim ve teknoloji tarihi sunuları ekledim.

S: T Dinamik firması incelendiğinde yenilenebilir enerji kaynakları arasından güneş enerjisine yapılan yatırımların ön plana çıktığı görülmektedir. Firmanızda diğer yenilenebilir enerji türlerine yatırım yapmayı teşvik edecek ne tür eylem planlarınız bulunmaktadır?

C: T Dinamik Enerji A.Ş. olarak 120 MW lisanssız güneş santralimizden elektrik üretiyoruz. Bu santrallerin büyük çoğunluğu ülkemizde olmakla birlikte Yunanistan ve Romanya’da da bulunuyor. Ayrıca bünyemizdeki Tegnatia Enerji A.Ş. şirketimizle anahtar teslim güneş sahaları kuruyor ve bu sahaların bakım onarımlarını yapıyoruz. Son yıllarda enerji depolama alanına giriş yaptık. Bu kapsamda hem lityum iyon ve kurşun asit batarya ticareti yapıyoruz hem de şebeke ölçeğinde depolama projeleri için mühendislik çözümleri sunuyoruz. Enerji depolama alanında odaklandığımız uygulamalar; ev tipi (on grid/off grid) sistemler için batarya tedariki (düşük voltaj-48 V ve yüksek voltaj) ve şebeke düzeyinde (ticari/endüstriyel) uygulamalar için ise konteyner çözümleri şeklindedir.

S: Akademik geçmişiniz ve TÜBİTAK kariyerinizde batarya teknolojileri alanında edindiğiniz bilgiler ışığında T Dinamik firmasını farklı projelere yönlendiriyor musunuz? Küresel Isınma ve İklim Krizinin daha az karbon üreten elektrikli araçlara yönelttiği bir dünyada özelde Türkiye’nin de üretmeyi düşündüğü bu tip araçlarda kullanılacak bataryalar konusunda girişimleriniz var mı?

C: Biz üretici değiliz. İşin mühendislik çözümleri ve ticareti konularında faaliyet gösteriyoruz. Bununla birlikte şirketimiz yeni gelişmekte olan enerji depolama alanında ana oyuncu olmak için gerekli yatırımları yapmakta, elektrikli araç şarj istasyonlarına destek olacak DC-DC şarj için batarya destekli sistemlere de odaklanmaktadır. Elektrikli araçlarda ana problemlerden biri şarj süreleridir. Bataryadan bataryaya şarj sağlayacak sistemler hızlı şarj konusunda önemli katkı sunmaktadır. Yakın gelecekte şarj istasyonu olan bölgelerde bu türden bataryalara çokça rastlayacağız. Biz de bu alanda çözümler geliştiriyor ve bu tür batarya konteynerleri üstüne çalışmalar yürütüyoruz.

Batarya konteyner tipi

S: Firmanızın yurtdışı girişimi olarak Egnatia Group ile gerçekleştirmiş olduğunuz ortak projeler hakkında bilgi verebilir misiniz? Türkiye’de Egnatia Group ile ortak olarak kurduğunuz Tegnatia Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. yatırımcılara ne tür hizmetler sunmaktadır?

C: Egnatia ile 2013 yılında ortak olarak Tegnatia Enerji A.Ş. kuruldu. Bu ortaklık 2019 yılı sonuna kadar devam etti. Sonra T Dinamik Tegnatia’nın tüm hisselerini satın aldı. 2019 yılının son ayından itibaren Tegnatia tamamen bize ait bir şirket olarak yoluna devam etmektedir. Tegnatia ülkemizde önde gelen güneş enerjisi taahhüt firmalarından olup 2022 itibariyle 400 MW üstünde kurulum gerçekleştirmiştir. Şu ana kadar birçok kurumsal şirketin büyük projelerinde ana taahhüt firması olarak hizmet verdik. Tegnatia, müşterilerimize anahtar teslim güneş sahaları (GES, Yüzer GES, çatı GES) kurmakta ve sahaların bakım süreçlerini yürütmektedir. Ülkemizde beş bölgede bakım onarım ekiplerimiz bulunmaktadır.

GS stadd

S: Tegnatia ve Sungrow firmasının 2020 yılında yaptıkları işbirliği ile geliştirecekleri yeni yüzer GES projeleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Normal, çatı tipi ve yüzer GES’ler karşılaştırıldığında yüzer GES’lerin sahip olduğu avantajlar ve dezavantajlar nelerdir?

C: Sungrow yüzer GES konusunda dünyadaki en önemli oyuncu konumunda. Yüzer GES Türkiye için çok yeni bir alan. Biz de bu yeni alanda yaptığımız çalışmaları Sungrow ile işbirliği içinde yürütüyoruz. Güneş için kullanılabilecek karasal alanlar ve çatılar sınırlı miktardadır. Bu alanlarda kurulumlar arttıkça uygun alan bulmakta zorluk yaşanmaktadır. Bu noktada su alanları üzerine güneş sahası kurulumları öne çıkmaktadır. Başlıca avantajı su yüzeyinin kullanılması tabii ki. Bu durum bize güneş sahaları için yeni kapasiteler oluşturma imkanı tanıyor. Böylece artan kurulum kapasitesi ile su rezervuarlarındaki buharlaşma kısmen engellenerek su kaynaklarının verimli kullanılması sağlanmış oluyor. Ayrıca paneller su üstünde ki soğuma etkisinden dolayı daha verimli çalışmaktadır. Bununla birlikte su üstünde böyle bir tesisi kurmak ve işletmek karasal GES ve çatı GES’e göre hem daha maliyetli hem de teknik olarak daha zordur. Ayrıyeten  zor iklim koşullarında su üstü sistemlerinde kaza riskleri daha yüksektir. Bu nedenle yatırımcılar yüzer sistemler kuracaklarsa teknik becerisi yüksek deneyimli firmalarla çalışmaları oldukça önemlidir.

Sungrows-floating-solar-systems

S: AB Ufuk2020 Programı kapsamında değerli ortaklarla gerçekleştirdiğiniz “Güneş Enerjisi Santrallerinde Operasyon ve Bakım (O&M)“ projesi ile elde edeceğiniz çıktılar sizleri AB Yeşil Mutabakat Eylem Planı çerçevesinde yürürlüğe sokulacak yeni düzenlemelerle dezavantajlı duruma düşebilecek firmalara karşı avantajlı duruma getirebileceğini düşünüyor musunuz? T Dinamik bu düzenlemeler karşısında nasıl bir yol izleyecektir?

C: AB Yeşil Mutabakat Eylem Planı çerçevesinde ülkeler karbon salınımını azaltma ve 2050 tarihine kadar sıfırlama taahhüdü vermiştir. Bu kapsamda her ürün için karbon ayak izi hesaplanmakta ve karbon ayak izini azaltmak için yollar aranmaktadır. Bunun için kullanılan elektriğin yenilenebilir veya karbon emisyonu üretmeyen diğer kaynaklardan sağlanması gerekmektedir. Yeşil Mutabakat bizim faaliyet alanlarımızla doğrudan ilişkili. Bu durum bizi sektörde avantajlı hale getiriyor. T Dinamik olarak bizim tüm santrallerimiz güneş kaynaklı olup burada ürettiğimiz elektriği sertifikalandırıp karbon ayak izini azaltmak için yöntem arayan iş ortaklarımıza sunabiliyoruz. Firmalarında karbon ayak izini düşürmek ve bu amaçla GES yatırımı yapmak isteyen yatırımcılara Tegnatia bünyesinde anahtar teslim kurulum ve bakım hizmetleri sunuyoruz. Bu sistemleri enerji depolama ile birlikte kullanmak isteyen yatırımcılarımıza enerji depolama sistemlerini de içerecek şekilde kurulum yapabiliyoruz.

S: Akademik kariyerinizde yoğunlaştığınız alanda ortak yazarlı kaleme aldığınız “Li-iyon Piller ve Uygulamaları” kitabınızda lityum iyon piller hakkındaki son gelişmeleri yazarken dikkatinizi çeken ileride kilometre taşı olabilecek bir çalışma ile karşılaştınız mı?

C: Tabii bir çok çalışma var. Bunların bir kısmı henüz laboratuvar düzeyinde. Bir kısmı ise belli uygulamalarda daha etkin olabiliyor. Na-S gibi yüksek sıcaklık bataryaları yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriği depolamada etkin çözümler sunabilir. Rüzgar sahalarında akışlı bataryalar önemli bir alternatif. Fakat dünyada depolama daha çok otomotivin kaldıraç etkisiyle büyüyor. O nedenle alternatif çalışmalar bu alanlardan çıkıyor öncelikle. Otomotivde metal hava ve katı hal pilleri (solid state battery) öne çıkıyor. Özellikle katı hal pilleri konusunda çok önemli firmalar büyük yatırımlar yaptılar. Katı hal bataryalardan çok beklenti var. Hep birlikte takip edeceğiz.

S: Yapılan araştırmalarda lityum sülfür (Li-S) bataryaların, lityum iyon bataryalara göre daha fazla güç kapasitesi ve şarj-deşarj döngüsüne ulaştığı gözlemlenmiştir. Ülkemiz ve dünya genelinde Li-iyon pillere rakip olabilecek Li-S pillerin kullanımının yaygınlaşması ve gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz (https://yeserenerji.com/yeninesil-li-s-pilleri-oda-sicakliginda-daha-stabil/)?

C: Li-S, li-iyona göre daha yüksek bir enerji kapasitesine sahip. Bu yönüyle umut vaat ediyor.  Ancak çevrim sayısı konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çevrim boyunca büyük kapasite kayıpları yaşanıyor. Li-S pilleri kararlı şekilde çalıştırmak için birçok çalışma yapılıyor ve halen seri üretimde bir ürün yok. Bu nedenle ben li-iyon pillere doğrudan rakip olamayacağını düşünüyorum. Kendine bir uygulama alanı bulabilir. Fakat bu li-iyon üstünde yıkıcı etki yapacak alanlarda olamaz.

S: BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda Türkiye temiz enerji alanında ne gibi çalışmalar yapmaktadır. Sektör ve akademinin katkısı hangi oranlarda ve nasıl olmalıdır? T Dinamik bu hedefler kapsamında ne tür çalışmalar üstlenmektedir?

C: BM sürdürülebilirlik hedefleri dünyamızı korumak ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak bir amaç seti sunuyor bize. Ayıca bu çözüm için tavsiye değil sorumluluk yüklüyor. Ülkemizde çözüm konusunda sorumluluklara sahip. Enerji alanında sorumlulukları yerine getirmek için yenilenebilir kaynak kullanımını arttırmak gerekiyor. Burada tabi yenilenebilir kaynakların sadece kullanıcısı değil üreticisi ve ihracatçısı da olmak gerekiyor. T Dinamik ve Tegnatia olarak güneş sahası kurulumları ve mühendislik hizmetleri vererek temiz enerji alanında yatırım yapıyoruz. Kendimize ait sahalarımızda temiz elektrik üretiyor ve sektöre sunuyoruz. Son zamanlarda karbon ayak izini azaltacak yenilenebilir enerjiyi baz yük olarak kullanabilmek için entegre enerji depolama çözümleri üzerine de çalışıyoruz.

Röportaj: Seray Kader Kurtoğlu, Enes Yılmaz, Büşra Elif Malkoç

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Son Yazılar

Son Yorumlar