Ana Sayfa Makale Yeşeren Teknoloji Biyokömürün iklim değişikliğine etkisi

Biyokömürün iklim değişikliğine etkisi

Biyokömür, fakir topraklarda mahsul verimini artırabilir ve iklim değişikliğinin etkilerini durdurmaya yardımcı olabilir. Peki neden daha fazla kullanılamıyor?

New South Wales Üniversitesi’nin (UNSW) dahil olduğu uluslararası bir incelemeye göre, kentsel, tarım ve orman atıklarından yapılan bir ürün, yeni nesil çiftçiliğin karbon ayak izini azaltma avantajına sahip olabilir. UNSW Malzeme Bilimi ve Mühendisliği’nde misafir profesör olan Stephen Joseph, Bioproducts for a Sustainable Bioeconomy’de yayınlanan çalışmasında, biyokömürün iklim değişikliğinin azaltılmasına katkıda bulunabileceğine dair güçlü kanıtlar sağladığını söylüyor.

Prof. Joseph, “Biyokömür, karbonu atmosferden toprağa çekebilir ve yüzlerce ila binlerce yıl boyunca depolayabilir” diyor.

Bu çalışma ayrıca biyokömürün toprakta %20’ye kadar (ortalama %3,8) organik karbon oluşturmaya yardımcı olduğunu ve topraktan azot oksit emisyonlarını %12 ila 50 oranında azaltabildiğini ve bunun da biyokömürün iklim değişikliğini azaltabileceği öngörülüyor. Elde edilen araştırma sonucu, biyokömür yoluyla önemli iklim değişikliği azaltma potansiyelinin mevcut olduğunu tahmin eden İklim Değişikliği Üzerine Hükümetlerarası Panel’in İklim Değişikliği ve Arazi hakkındaki son özel raporu tarafından da desteklenmesi bu araştırmanın ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Prof. Joseph, “Küresel olarak biyokömürün 2050 yılına kadar yılda 300 milyon ila 660 milyon ton CO2 azaltabileceği öngörülüyor.”

2020 Avustralya’nın karbon emisyon miktarı ile karşılaştırdığımızda biyokömürün, tahmini hesaplanan 499 milyon ton CO2 ve çok fazla emisyonu emebileceğini görebilirsiniz. Sadece bunu geliştirmek ve kullanmak için güçlü bir iradeye sahip olmamız yeterli

Biyokömür; odun yongaları, hayvan gübreleri, çamurlar, kompost ve yeşil atıklar gibi biyokütle kalıntılarını oksijensiz bir ortamda ısıtılması ile elde edilen üründür. Bu sürece piroliz adı verilir. Bu ürün, toprak verimliliğini artırırken sera emisyonlarını azaltabilen kararlı bir kömürdür.

GCB biyoenerji dergisi, biyoenerji konusu üzerine son 20 yılda yayınlanmış olan 14.000 makaleyi 33 meta analiz ile inceledi.

Prof. Joseph, “Ortalama mahsul veriminin %10’dan %42’ye yükseldiğini ve bitki dokusundaki ağır metal konsantrasyonlarının %17-39 oranında azaldığını, bitkilerde fosfor mevcudiyetinin de arttığını bulduk.” “Biyokömür, bitkilerin hastalıklar gibi çevresel streslere direnmesine ve bitkilerin toksik metalleri, su stresini ve herbisit atrazin gibi organik bileşikleri tolere etmesine yardımcı olur.”

Bitkiler için faydaları

Çalışmalar, biyokömürün bir bitkinin kök bölgesini nasıl geliştirdiğini ilk kez ayrıntılarıyla anlatıyor. İlk üç haftada biyokömür toprakla reaksiyona girdiğinden tohum çimlenmesini ve fide büyümesini etkilediği gözlemlenmiştir. Altı ay boyunca oluşan biyokömür parçacıkları üzerindeki reaktif yüzeylerin bitkilerin besin tedariğini iyileştirdiği görülmüştür. Üç ila altı ay sonra, biyokömür toprakta ‘yaşlanmaya’ başlar ve organik maddeyi ayrıştırmadan koruyan mikro agregalar oluşturuyor. Prof. Joseph, biyokömür çalışmalarında en büyük tepkinin biyokömürün gübre ile birlikte uygulandığı asidik ve kumlu topraklarda gözlemlediğini söylüyor.

Prof. Joseph, “Biyokömürün olumlu etkilerinin doza bağlı olduğunu ve ayrıca biyokömürün özelliklerinin toprak kısıtlamaları ve bitki besin gereksinimleriyle eşleşmesine bağlı olduğunu bulduk. Özellikle NSW‘nin kuzey kıyıları ve Queensland gibi tropik ve nemli subtropiklerde yaygın olan düşük besinli, asidik topraklardaki bitkiler, biyokömürden önemli ölçüde yararlanabilir. Batı Avustralya, Victoria ve Güney Avustralya’daki, özellikle iklim değişikliği nedeniyle kuraklıktan giderek daha fazla etkilenen kurak bölgelerdeki kumlu topraklar da büyük fayda sağlayacaktır.” tespitinde bulundu.

Tarım, kentsel ve orman(cılık) artıklarından mühendislikle tasarlanmış kararlı biyokömür üretiminde uzman Prof. Joseph AM, 1970‘li yıllarda yerli Avustralyalılar tarafından tanıtıldığından beri sağlıklı toprakları teşvik etmede ve iklim değişikliğini ele almada biyokömürün faydalarını araştırıyor.

Biyokömür yüzlerce yıldır Avustralya, Latin Amerika (özellikle Amazon havzasında) ve Afrika’daki yerli halklar tarafından ekin üretimi ve sağlıklı toprakların korunması için kullanılmaktadır. Biyokömür ayrıca 17. yüzyılda hayvanlar için bir yem takviyesi olarak kullanıldığı bulunmuştur. Ancak Avustralyalı araştırmacılar 2005’ten beri biyokömürü incelerken, Avustralya’nın yılda yaklaşık 5000 ton ürettiği ticari bir üründür. Bu denli önemli bir ürünün daha fazla neden üretilmediği de ilginçtir.

Bunun sebebi olarak kısmen finanse edilen az sayıdaki kişiler olması, devletlerin bu konuda az sayıda danışmanlık vermesi, düzenleyici engeller, risk sermayesi hakkında bilgi eksikliğinden ve genç girişimcilerin finanse edilememesinden kaynaklanıyor. Prof. Joseph biyokömür işletmelerinin kurulmasını tavsiye ediyor. Diğer ülkelere bakıldığında ABD yılda 50.000 ton üretirken, Çin yılda 500.000 tondan fazla biyokömür üretiyor.

Ekonomik olarak uygun olması gerekiyor

Yenilenebilir enerji ve biyokömür alanındaki çalışmaları nedeniyle Avustralya Nişanı alan Prof. Joseph, biyokömürün yaygın bir şekilde benimsenmesini sağlamak için tarım operasyonlarıyla kolayca entegre edilmesi ve ekonomik olarak uygulanabilir olduğunun gösterilmesi gerektiğini söylüyor.

Joseph, “Bilimi yaptık, sahip olmadığımız şey ise insanları eğitmek ve çiftçilerin biyokömür kullanmanın faydalarını görebilmeleri için programlar düzenlemek. Bu yeni endüstriyi geliştirmek için henüz yeterli kaynağa sahip değiliz.” diyor.

Bununla birlikte, büyük şirketler emisyonlarını dengelemek için CO2 azaltma sertifikaları (CORC’ler) satın aldıkça bu durum yavaş yavaş değişecek ve bu da Avustralya’da biyokömürün profilini güçlendirilmesini sağlayacaktır.

Biyokömür, çeşitli uygulamalarda büyük potansiyele sahiptir. Joseph, topraktaki toksinleri azaltmak, mikroorganizmaları büyütmek, hayvan yemi ve toprak iyileştirmede biyokömürün yapı malzemesi gibi daha az bilinen kullanımlarını detaylandıran farklı çalışmalara imza atmıştır. Bir başka çalışmada Norveç’teki bir şirket ve bir üniversite ile ortak geliştirilen bir projede sudaki patojenleri öldürmesi ve hava filtreleme sisteminde kullanımını bulmak için biyokömür bazlı bir antimikrobiyal kaplama geliştiriliyor. İleride başka alanlarda biyokömürün kullanılabileceği de ortaya konulmuştur.

 

Kaynak

  1. https://phys.org/news/2021-08-biochar-product-mitigate-climate.html

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Son Yazılar

Son Yorumlar