Ayşegül Tekerekoğlu ile Röportaj

Ayşegül Tekerekoğlu ile Röportaj

4
PAYLAŞ
Ayşegül TEKEREKOĞLU röportaj

[animation animation=”bottom-to-top”]

Ayşegül TEKEREKOĞLU
Ayşegül TEKEREKOĞLU

[/animation]

Ayşegül TEKEREKOĞLU

G aziantep 1980 doğumludur. Lisansını Fırat Üniversitesi Makine Mühendisliği, Yüksek Lisansını ise Gaziantep Üniversitesi İşletme Bölümü’nde yapmıştır. İlk aile şirketlerinde çalıştıktan sonra Gaziantep Büyükşehir Belediyesinde Makine Mühendisi olarak çalışmaya başlamıştır. Hibe proje yazma ve yürütme (PCM) eğitimlerini tamamladıktan sonra birçok kredi ve hibe projeleri (UNDP, EBRD, Kalkınma Ajansı) içerisinde yer almış daha sonra Binada Enerji Verimliliği konusuna yönelmiştir. Bu konuda birçok toplantı ve konferansta yer almış, Enerji Kimlik Belgesi (EKB) verme yetkisi, LEED (Leadership in Energy and Enviromental Design), Pasif Ev uygulamaları, Enerji Etüd yetkisi ile ilgili olarak birçok eğitime katılmıştır. Şuan Gaziantep Büyükşehir Belediyesinde Enerji Yönetimi Şube Müdürü olarak görevine devam etmektedir.
[animation animation=”top-to-bottom”]

Ayşegül TEKEREKOĞLU röportaj
Röportajı yapanlar: Şafak Baki Akay, Sena Yeşilyaprak, Yaren Gürdamar

[/animation]


Sena Yeşilyaprak: Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz? Neden makine mühendisi olmanıza karşın kariyerinize enerjinin geri dönüşümü ve özellikle çevreci çalışmalara ağırlık vererek devam etmeyi tercih ettiniz?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Aslında makine mühendisiyim, işletme yüksek lisansım var. Sonrasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde (GBB) işe başladığımda bir yeşil ev projesi, ekolojik bina Gaziantep’te ilk yapıldı. Bu çalışmanın içerisinde makine mühendisi olarak yer aldım. Bu çalışmanın içerisinde yer alırken bunun yanı sıra, enerji bakanlığının enerji yöneticisi sanayi ve bina enerji etüt uzmanlığı eğitimleri var biliyorsunuz bu sertifikaları aldım. Dolayısıyla hem işimle paralel bir şekilde eğitimler devam etmiş oldu hem de enerji bakanlığının, şu anda 250 kişi falan zaten sanayide enerji etüt uzmanı, bu ekibin içerisine dâhil olmuş oldum. Sonra işim enerji olarak devam etti. GBB’de sonra işlerimiz büyüyünce bir enerji yönetim şube müdürlüğü açtırdık ve buradan benim uzmanı olduğum dallarda enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmalar yapmaya başladık.

 Şafak Baki Akay: Sizde oranın genel müdürüymüşsünüz.

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Evet, müdürüyüm. Orda da yaklaşık 4-5 kişilik bir ekibimiz var. Ekibimizde enerji mühendisleri, elektrik elektronik mekatronik makine mühendisleri var. Enerjinin dalı o kadar geniş ki enerji verimliliği noktasına girdiğimizde mesela kendi binamızın dönüşüm işini yapıyoruz şuanda. Daha enerji verimli nasıl olabilir diye etütlerini yaptık önce sonra verimlilik arttırıcı projelerini çıkardık bu verimlilik arttırıcı projelerin bir tanesi mesela soğutma grubunun değişimi. Daha enerji verimli soğutma grubuyla değişimi dolayısıyla burada bir makine mühendisine ihtiyacınız oluyor elektrik elektronik mühendisine ayrı dallarda ihtiyacınız oluyor onun için ekibimiz büyük ve geniş bir ekip oluyor günden güne de büyüyor.

Sen Yeşilyaprak: Bir makine mühendisi olarak çevreye bu kadar duyarlı olmanızı sebebi nedir? Bayanların bu alanda daha verimli ve üretken çalışmalar ortaya koyduğunu söylesek sizce doğru olur mu?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Aslında sektörde özellikle sanayi dalında çokta fazla bayan göremiyoruz ama yenilenebilir enerji dalında evet bayanlar şuanda aktif bir şekilde. Daha böyle çevreye duyarlı olsun karbon emisyonunu azaltalım vesaire noktalarında dernekler var birçok, hem erkeğin hem bayanın yer aldığı Enver derneği burada görmüşsünüzdür işte ev hanımlarına özel evde neler yapabilirsiniz enerji tüketimini azaltabilirsiniz diye.

Şafak Baki Akay: Kulübümüzde de farklı departmanlarımız var biyokütle, rüzgâr, güneş vb. Sizin daha çok enerjisinden yararlandığınız kaynak hangisi?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

O bölgeden bölgeye değişecek bir şey çünkü birçok faktörü var çarpımın yılda üreteceği enerjiyi bulmak amacıyla ama tabiiki en fazla şuanda bize geri dönüş süresi maliyetimizin kısaldığı durum biyogaz. Çünkü bir fabrika mantığıyla çalışıyor. 4,2 yılda bizim hesaplarımıza göre 1 MW tesis kendini kompanse ediyor ve sürekli bir fabrika mantığıyla çalıştığı için 24 saat hammadde girişi oluyor. Birde sadece enerji çıktısı yok işte atık ısısından bir şekilde faydalanıyorsunuz çıkan organik gübreden başka bir şekilde satışını yapıyorsunuz karbona kadar değerlendirebiliyorsunuz. Dolayısıyla sadece enerji üzerine kurulu değil hem atık bertarafı içerikli kurulan çevreci bir şey enerjide yan çıktısı bizim için en verimli tesis o gözüküyor hesaplarımıza göre.

[animation animation=”top-to-bottom”]Ayşegül Tekerekoğlu_Gaziantep Büyükşehir Belediyesi [/animation]

Şafak Baki Akay: Bu anlamda belediyelerin halkı teşvik etme amaçlı projeleri var mı?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Biz sadece onların atıklarını alıyoruz, ücret karşılığında alıyoruz sürdürülebilir bir şekilde sağlamak için. Ama onun dışında bizim bir meblağ ödeyip sizin kurduğunuz tesisinde %30’ unu biz veriyoruz gibi bir teşvikimiz olamıyor belediye olarak.

Şafak Baki Akay: Bazı belediyeler hibe kredisi veriyor biyogaz enerjisi için ve yanılmıyorsam KOSGEB destek veriyor. Sizin bu anlamda bir desteğiniz var mı halka yönelik?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Bizim ekolojik kentte öyle bir teşvik sistemimiz var. Ekolojik kenti biliyorsunuz işte yeşil alanların olduğu katı atık tesisini ayrı olduğu toplu ulaşımın en fazla desteklendiği her yerin yürüme mesafesinde olabileceği, kendi enerjisini bir şekilde kendi kontrol eden ayrıl bir mahalle bazında bir yer olacak örnek mahalle. Dolayısıyla bir orda mesela şey yapıyoruz insanlara bir puanlama sistemi üzerinden çalışıyoruz yeşil çatı mı kullandı bir rehberimiz var on puan oradan veriyoruz panel mi kullandı 20 puan oradan veriyoruz belli bir puanın üstüne geçtiğinde biz ona imarda genişleme hakkı veriyoruz. %30 teşvik veriyoruz dolayısıyla böyle bir teşvik mekanizması orası için söz konusu ama belki demiş olduğunuz biyogazla ilgili şeyler ileriki dönemde olabilecek noktalar.

Sena Yeşilyaprak: Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek ‘‘Pasif Ev’’ konseptinde bir ev inşa ettiniz. Bu tarz evlerin enerjinin verimli kullanılmasındaki faydaları nelerdir?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Enerjiyi verimli kullanmak hem cebimizden çıkan maliyet hem de doğaya vermiş olduğumuz zararı minimuma indiriyor. Orda pasif ev yapmamızın amacı hakikaten müteahhitlere okullardan çocuklara böyle bir yapı nasıl yapılır ne kadar az aslında evlerde enerjiyi tüketebiliriz minimum, bunları göstermekti. Burası bir insan kaynakları merkezi olarak kullanılıyor 60 kişilik dolayısıyla biz orda sürekli eğitimler veriyoruz enerjiyle ilgili. İnsanlar geliyor geziyor doğru yalıtım nasıl yapılır binaya işte fotovoltaik kullanmak istiyorsun nasıl doğru kullanılır, nerden destek alırlar, ne kadar gereklidir, maliyeti nedir, hangi malzeme kullanılmış bunların hepsini gözüyle görerek o binada doğru tercihler yapıp belki kendi evlerine uygulamasını sağlarız diye böyle bir bina yaptık. Sonrasında da bu binayı tabi ilk başta projelendirirken pasif ev standartlarına göre yapıldı aynı zamanda LEED (Platinium) da aldı orası Amerikan standartlarında. Dolayısıyla onlara göre projelendirildi ve yapıldı.

Sena Yeşilyaprak: Gaziantep’te yaklaşık 400 bin konut olduğu dikkate alınırsa GASKİ’nin kurduğu Türkiye’nin en büyük solar otoparkı sadece 90 evin ihtiyacını karşılaması yeterli mi?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Değil tabikii. GASKİ şimdi ikinci bir projesini açıkladı onların projelerini biz hazırladık, ihaleye çıktılar şimdi yapım işini kendileri yapacaklar 1 MW’lık orda da. Gaziantep kentine suyumuz Maraş’tan geliyor. Maraş’tan geldiği için terfi istasyonları bulunuyor rakım olarak daha yükseğiz dolayısıyla pompalar vasıtasıyla yukarıya basıyor suyu, buda tabiiki maliyeti çok arttırıyor, inanılmaz bir enerji tüketimi oluyor. Mümkün olduğunca onu yenilenebilir enerjiden karşılamakla, hem dışa bağımlı bir ülkeyiz ne kadar az enerji tüketirsek o kadar iyi hem maliyetler belediye için hakikaten çok yüksek dolayısıyla öyle bir projemiz var hani yenilenebilir enerjiden GASKİ’yi desteklemek ve daha çok proje yapmak istiyoruz bunu da sonrasında su faturalarını indirerek halka yansıtmak istiyoruz böyle bir projemiz var. Onun için GASKİ’nin o otoparkı aslında ilk başlangıç projesiydi şimdi de 1 MW’lıkların yapımına başladılar onlar.

Sena Yeşilyaprak: Ekolojik kent projesini biraz daha açabilir misiniz bu proje ile hedefleriniz neler? Dünyada veya Türkiye de örnek aldığınız bir yer var mı?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Aslında dünyada çok fazla yerden örnek alındı bu çalışma yapılırken, bir kentsel tasarım rehberimiz oluştu internette bulunmamakta ama belediyeden isterseniz temin edebilirsiniz bunu. Hakikaten profesörlerle hocalarla çok ciddi çalışmalar sonucunda çıkan bir tasarım rehberi olundu. 32 milyon metre karelik bir mahalle düşünün çok büyük bir mahalle. Bu mahalleye işte biraz önce anlattığım gibi kendi katı atığını, kendi alanda yağmur suyunun kontrolü, gri su arıtma tesislerinin olduğu, yağmur su filtreleme sistemlerinin olduğu, yeşil çatıların olduğu, bir mahalle düşünün. Biz de burada insanlara hakikaten maliyet artıyor evet doğru yalıtım yapınca, ısınmasını doğal gazdan karşılamıyor da ısı pompasından karşılıyorsa bir fotovoltaik sistem entegre ediyorsa maliyeti arttırıyor tabi hiçbirimiz evimize bunları koymuyoruz. Dolayısıyla bunların koyulması içinde bir teşvik mekanizması oturtmaya çalıştık böyle. Bu tasarım rehberinde hepsini görebiliyorsunuz zaten. Dünyada çok ses getiren bir proje oldu ekolojik kent projesi İngiltere’ye sunuma gittik mesela ECOBİLİTY fuarı vardır her sene düzenlenen çok büyük bir yapı fuarıdır ekoloji üzerine kuruludur. Türkiye’den çağırdıkları tek proje ekoloji kent olmuştur ve biz gittik orda sunum yaptık şimdi o çalışmayla ilgili devam ediyor çalışmalar bir çok uluslar arası projeler geliyor Fransız kalkınma ajansıyla projeler yürüttük orda, bir pilot bölgenin ısınmasını ne yapabiliriz hatta fıstık kabuğundan falan diye haberlerini belki görmüşsünüzdür internetten onlar çıktı falan gitgide gelişiyor proje.

[animation animation=”right-to-left”]Röportaj_Ayşegül Tekerekoğlu_Gaziantep Büyükşehir Belediyesi [/animation]

Sena Yeşilyaprak: Sınırlı kaynakların daha akıllı ve verimli kullanarak ilk ekolojik yaşam kentinin ısınmasında Antep Fıstığından enerji eldesi projesi şuan uygulanıyor mu enerji verimliliğinden bahseder misiniz.

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Antep fıstığından enerji projemiz şu şekilde. Kırmızı kabuk dediğimiz bir kabuk vardır fıstığın üzerinde bulunur bu. Onu açarsınız asıl sert kabuk ondan sonra çıkar. Kırmızı kabuk bizim bahsettiğimiz sert kabuk değil. Kırmızı kabukta bu numuneler Almanya’ya da gönderildi bu kırmızı kabuğun soyulması gerekiyor her fıstıkta var 1 kg antep fıstığı için yaklaşık 8-10 litre su kullanılması gerekiyor çünkü suyla temizleniyor bu kabuk ve dolayısıyla o atık suyunuz sizin çamurumsu ve aslında kanalizasyona verilmemesi gereken şehrin arıtma tesisine gitmemesi gereken o değerlerin çok üstünde olan bir atık suyunuz olmuş oluyor. İşte biz bu atık sudan yararlanmış oluyoruz aslında bu atık suyu biyogaz tesisimize entegre ederek enerji üretimini sağlıyoruz. Fıstığın biyogaz üretimi 1500 değerlerinde ama bir hayvansal atığı ele aldığımızda ortalama değere baktığımızda 400 lere falan çıkıyor yani neredeyse dört katı antep fıstığı. Şimdi TÜBİTAK ve ODTÜ ile çalışıyoruz bu çalışmayı daha ARGE aşamasında inşallah güzel bir şey çıkarırız.

Sena Yeşilyaprak: Şehrinizde dünyada petrol fiyatlarının düşmesi ve lojistik olarak petrol rezervelerine yakınlığınız (Antep) dikkate alındığında yenilenebilir enerji için yapılan yatırımlar mantıklı mı? (maliyet açısından)

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Tabiiki. Petrol rezervlerine evet yakınız ama bizim değil dolayısıyla dışa bağımlılığı biraz önce bahsettiğim gibi ne kadar azaltırsak ve yenilenebilir enerjiden faydalanırsak o kadar bizim için avantaj. Özellikle bizim bölgede güneş mesela çok aktif durumda şuanda yani mümkün olduğunca TEDAŞ’ı da enerji sahası da TEYAŞ’ı da hepsi destek olup, biz hani onu bekliyoruz. Biz belediye olarak, mesela imar planı için geliyorlar yanımıza herkese genelde hakikaten kurallara uyduğu sürece tabiiki tarım alanlarını öldürsün demiyoruz ama planlara uyduğu sürece destek olmaya çalışıyoruz bu konuda. Onlardan da aynı şekilde destek olmasını ve yenilenebilir enerjinin artmasını istiyoruz.

Şafak Baki Akay: Peki bunları ilçelerinizde uyguluyor musunuz?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

İlçe belediyelerimizle sürekli iş birliği halindeyiz zaten. Hayvansal atık nerde oluyor şehrin dışında oluyor kurulacak yerler oraları oluyor onlarda destek oluyorlar sağ olsunlar. Köylüye bunu anlatıyorlar olması gerektiğini ne gibi avantajlar sağlayacağını. Çünkü siz oraya gittiğinizde biyogaz tesisi yapacağız dediğinizde hiçbir şey ifade etmiyor düzenimi bozmayın bana karışmayın ben böyle iyiyim modundalar ama destek oluyorlar beraber çalışıyoruz tabiiki. İl müdürlükleriyle, çevre ilçe müdürlüğü, tarım ilçe müdürlüğü hepsiyle entegre bir şekilde çalışıyoruz. Dolayısıyla desteklerini görüyoruz hep beraber bir ekip işi bunlar kolay çalışmalar değil. Özellikle rüzgâra falan girdiğinizde, yaşam bölgesini etkileyen çalışmalar oluyor hakikaten herkesin kazan kazan olacağı çalışmalar olması gerekiyor bu sürdürülebilirliği sağlamak açısından.

Sena Yeşilyaprak: Kulüp olarak “yenilenebilir enerji” üzerine kuruluyuz sizde özellikle bu konuyla ilgilisiniz ülkemizde yenilenebilir enerjiye dönük daha fazla neler yapılabilir?

Ayşegül TEKEREKOĞLU:

Önü açılabilir. Şuanda insanlar bunu yapmak istiyor teşvik mekanizmaları oluşturulabilir ama hakikaten devletin bunu desteklemesi gerekiyor mesela insanlar bir güneşe girmek istiyor. Kuracak adam bizim orda yatırımcıda var, diyor ki 10 yıl senin alma garantin var ama tesisin ömrü 25 yıl biliyorsunuz geri kalan 15 yıl ne olacak bilmiyoruz. Milyon TL’lik yatırımlar yani sonuç itibariyle dolayısıyla insanlar biraz daha belirlilik istiyor, biraz daha prosedürün hafiflemesini istiyor çok fazla. Biz bile Büyükşehir Belediyesi olarak hakikaten zorlanıyoruz ama hep böyle eski bakanımız Fatma Şahin Hanım’ın desteğiyle gidiyoruz halk ne yapıyor onu hiç bilemiyorum. Onun için hakikaten istiyorsak eğer bu şekilde yapılmasını, prosedürün hafiflemesi kesinlikle gerekiyor teşvik mekanizmalarının olması gerekiyor, biraz insanlar teşvik edilmeli şuan teşvik edilmiyor.

4 YORUMLAR

  1. Bu röportajdan da anlayacağımız gibi her şey bilinç, farkındalık ve teşvik ile mümkün. Emeği geçen herkese teşekkürler 🙂

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.