Son yıllarda hayatımıza giren ve alışılmamış bir hızda gelişen yapay zekanın veriyi işlemesinin yanında verinin depolanması için gerekli olan enerji miktarı tartışma konusu olmuştur.
Yapay zeka (YZ) elde ettiği ses, bilgi, soru kalıpları gibi verileri depolamak için veri merkezlerine ihtiyaç duyar. Çünkü YZ sistemleri, kaydettiği verinin üstüne koyarak ilerleyen birikimli sistemlerdir. Bu durum, YZ ile yapılan işlemler büyüdükçe gerekli olan sunucu sayısı, veri merkezi sayısı ve kapasite artışına neden olur. Bahsedilen artışlar veri merkezlerinin yüksek miktarda elektrik harcamasına ve sunucu sıcaklıklarını kontrol etmek için de yine yüksek miktarda su kullanılmasına neden olur. Ancak bu kullanımın miktarı konusunda bazı komplikasyonlar vardır.1
Kullanım miktarına bağlı sayısal veriler bazında kesin değerlere ulaşmak şu an için mümkün görünmemektedir. Çünkü piyasanın önde gelen veri merkezi yatırımcıları (Google, Meta, Amazon) bu konu bağlamında yeterince bilgi paylaşımında bulunmamaktadır. Kamuoyunda bu durum tartışılırken firmalar politikalarındaki ısrarını sürdürmektedir.
Öne çıkan karışıklıklardan bir diğeri ise takip zorluğudur. Dünya çapında yapılan işlemlerde YZ’nin kullanım oranlarının takibinin yapılması güçtür. Bu durum YZ üzerindeki kullanım denetimleri ne derece olmalı tartışmalarını doğuruyor. Hollanda’da yayınlanan bir makale kısmen bu konu hakkında ölçütlendirme yapılmasına olanak sağlamaktadır. Araştırmacı makalesinde global enerji ajanslarının enerji metrik raporları üzerinden yaptığı analizlerle ve yine bazı küresel teknoloji üreticilerinin yıllık kaynak kullanımını karşılaştırarak 2025 yılı için YZ’nin tahmini bir kaynak transkriptini çıkardı. Bu rapora göre YZ’nin geçtiğimiz yıl sebep olduğu karbondioksit emisyonu 32,6 milyon ton ile 79,7 milyon ton arasındadır. Bunun yanı sıra kullandıkları su miktarı ise 312,5 milyar litre ile 764,6 milyar litre arasında değişmektedir. Daha kolay anlaşılması için YZ’nin karbon ayak izi ile New York şehrinin karbon ayak izinin neredeyse aynı olduğu vurgusu yapılabilir. New York 9 milyon nüfuslu dünyanın en metropolitik şehirlerinden biridir ve Hong Kong, Los Angeles gibi şehirlerle beraber dünyanın en yüksek karbon ayak izli şehirleri arasında olduğundan bahsetmek bu bağlamda doğru olacaktır.2

YZ işlemleri vaad ettiği tüm kolaylıkların yanında işlev görebilmesi için kaynak kullanımını da zorunlu kılıyor. Günümüzde iklim krizi, küresel ısınma gibi tehditleri de etkileyen YZ ve depolama sorunu için global bir farkındalık yaratılmalıdır. Daha önce Antarktika kıtası için yapılan doğal kaynak anlaşmaları gibi anlaşmalar ülkeler arasında gündemdedir. Yakın gelecekte bu gelişmelerin teknoloji ve dünya kamuoyunun daha büyük bir kesimi tarafından konuşulması kaçınılmazdır.
Gelecek yıllarda YZ ile yapılacak işlemlerin daha da büyümesi ve daha fazla veri merkezi kurulması kaçınılmaz görünmektedir. Kullanılan kaynaklara dair verilerin net olarak belirlenmemesi, devletleri ve enerji firmalarını zor durumda bırakmaktadır. Veri merkezlerinden sorumlu birimlerin en yakın zamanda kaynak kullanımı konusunda daha detaylı ve tutarlı değerler elde etmesi gerekmektedir. YZ ve kullanımı desteklenmeli, bununla beraber kullanıma ait verilerin raporlanması ve veri madenciliği* alanı daha fazla çalışmaya konu olmalıdır.
*Veri madenciliği: Büyük veri kümelerini keşfetme ve bunları istatistiksel öngörüler doğrultusunda işleme.
Kaynaklar
