Lityum metal pil (LMP) ler, şu an telefonlarımızda veya elektrikli araçlarda yaygın olarak kullanılan lityum-iyon pillerden farklı olarak, anotta grafit yerine doğrudan saf lityum metalinin kullanıldığı bir teknolojidir. Bu değişim, pillerin çok daha fazla enerji depolamasını sağlar.1
Batarya teknolojisindeki yeni bir tasarım süreci, LMP’lerin şarj süresinin kısalmasını sağlıyor. Elektrolit tasarımında görülen bu gelişme, sürdürülebilir ulaşımın geleceğini yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor.
Lityum metal bataryalar, lityum metalinden yapılmış anot içeren şarj edilebilir bataryalardır. Günümüzde çoğu elektronik cihaza güç veren geleneksel lityum iyon pillerle karşılaştırıldığında, lityum metal bataryalar daha fazla enerji depolayıp, daha hızlı şarj edip, ekstrem durumlarda çalışmayı sürdürürler. Bu özelliklerine rağmen potansiyellerinin tamamı kullanılmamaktadır ve kısa sürede sarj edilememektedir.
Özellikle, elektronların hızlı olmasını ve etkin hareketini sağlayan, yük transferi olarak bilinen bu sürecin zorluğu kanıtlanmıştır. Eğer yük transferi yavaş olursa kimyasal tepkimeler yavaşlar. Bundan dolayı da istenmeyen reaksiyonlara ve lityum iyonlarının anot üzerinde düzgün bir tabaka oluşturmak yerine dal benzeri kristal yapı şeklinde birikmesine sebep olur. Bu yapılara Li dendrit denir ve bataryanın performansını etkiler, ani arızaya ve arttıkça patlamalara yol açabilir. Araştırmacılar, lityum metal bataryaların temel sınırlarını azaltıcak yeni elektrot tasarladılar. Bu elektrot, lityum metal bataryaların daha kararlı yapıda olup hem hızlı hem güvenli bi şekilde sarj olmasını sağlıyor.
Arayüzey, sıvı elektrolit ile katı elektrotun (anot) birbirine değdiği o kritik temas noktasıdır. Arayüzler arası yük transferi sistemin hız belirleyicisidir. Arayüzey yük transferi yavaş olduğunda, lityum iyonları içeri giremez; yüzeyde birikip dendrit oluşturur. Yapılan çalışmalarda, bu geçiş hızını artırarak birikmeyi engellemenin yolu aranmaktadır. Geçmiş çalışmalar incelenerek lityum metal bataryalarının temel eksiklikleri belirlenmiştir. Bu bilgiler bataryalarının istenen performansa ulaşmasını sağlayan yeni elektrot tasarımlarında kullanılmıştır.
Yeni elektrolitin tasarımı; elektronlar düz bir şekilde sıralanarak kanal halinde düzenlendi. Bu tasarım düzlemsel hizalanmış elektron kanalı olarak adlandırıldı. Bu kanal arayüzler arasındaki bağlantıyı güçlendirerek Li+/Li0 redoks reaksiyon kinetiğini desteklemektedir.2

Araştırmacılar, doğadaki kısıtlamaları aşmak için moleküler mühendislik yöntemleriyle MTP adını verdikleri yeni bir çözücü sentezlediler. Yapılan hesaplamalar teorikte kalmadı ve laboratuvarda yapılan Kristal yapı analizlerinde MTP molekülünün lityum iyonunu tam olarak öngörüldüğü gibi düzlemsel bir kafes içine aldığını ve yük transferini hızlandırdığı görülüyor. Geleneksel bataryalarda elektronlar, iyonlara ulaşmak için dağınık elektron grubundan geçmek zorundaydı. MTP tasarımında ise homojen ve düzlemsel elektron yoğunluğundan hızla elektrot yüzeyine ulaşıyor.
Araştırmacılar, 2 Amper-saatlik (Ah) hücrelerde test edilmiş ve 4 C’lik hızda çalıştığı gözlemlenmiştir. Bu da batarya kapasitesinin 4 katı akımla şarj edildiğini gösterir. 15 dakikada %100 şarj elde edilir. Bu hızda bir bataryayı dendrit oluşturmadan ve kapasite kaybetmeden tam doldurabilmek, mevcut teknoloji için önemli bir adımdır.
Sonuç olarak, çok hızlı şarj edildiğinde patlama riski taşıyan pillerin elektrolitlerinin moleküler yapıları değiştirilerek güvenli şarj imkanı sağlanmıştır. Gelecekte bu yöntem ile başka elektrolit tasarımları mümkün olabilir. Lityum metal anotlu piller şu anda üretimin erken aşamalarında ve henüz tam olarak ticarileştirilememiştir. Araştırmacıların buldukları çözüm yolu lityum metal bataryaların güvenli bir şekilde kullanımını sağlayacaktır.
Kaynaklar
